Bel fıtığı, omurga kemikleri arasında yer alan disk materyalinin yaşlanma veya travma sonucunda yırtılması, parçalanması ve kanal içine doğru yer değiştirmesi neticesinde omurilik ve sinir köklerine bası yapması durumudur. Bu basının neticesinde ağrı, hissizlik ya da kuvvetsizlik ile karşılaşılabilir. Bulgular bel veya bacakta, sağda yada solda ya da her iki tarafta görülebilir.


Omurga omur adı verilen birbiriyle ilişkili kemiklerden oluşur. Bunların arasında yer alan disk adı verilen yapı sağlam bir bağ dokusundan oluşur ve bir omurun diğer omurla birleşmesini sağlar. Bu yapı iki omur arasındaki bir yastığa benzetilebilir. Disk sert bir dış tabaka (annulus fibrosus) ve bunun içinde hapis olmuş durumda bulunan jel kıvamlı merkez parçasından (nukleus pulposus) oluşur. İnsan yaşlandıkça bu ortada bulunan kısım su içeriğini kaybetmeye başlar ve diskin yastık görevinin sağlık bir biçimde yapılmasında sorunlar ortaya çıkar.
Bu içte bulunan nukleus olarak adlandırılan kısmın diskin dış kısmını itmesi sonucunda annulus’un zayıf olan yerinden yırtılması bel fıtığı olarak tanımlanmaktadır. Bu yırtıktan omuriliğin ve sinir köklerinin bulunduğu kanalın içine giren nucleus bu kendisinden daha yumuşak olan kısımları sıkıştırarak ağrı, hissizlik ve kuvvet kayıpları gibi bulgular vermelerine neden olur.

Bel fıtığının en önemli bulgusu siyatik sinir boyunca uzanan keskin, sürekli bir ağrının olmasıdır. Bel fıtığı nedeniyle bası altında kalan sinir bacağa kadar uzanan bir ağrı hissinin oluşmasına neden olur. Diğer bulgular ise şunlardır:

1. Bacakta veya ayakta şiddetli ağrı
2. Bel fıtığı bacak ağrısı olmadan bel ağrısına neden olabilir
3. Bacakta veya ayakta güçsüzlük
4. Kalçada, bacakta ya da ayakta iğnelenme tarzında ortaya çıkan histe azalma, uyuşma
5. Mesane ya da dışkılama kontrolünün bozulması (idrar kaçırma yada yapamama/büyük abdest kaçırmak)
6. Ağrı genellikle aktivite ya da uzun süre oturuş ve ayakta durma sonrasında artar

1. Normal yaşlanma sürecinde fıtık materyalinde bozulmalar
2. Travma, kazalar, düşme
3. Uygunsuz olarak ağırlık kaldırılması
4. Disk üzerinde ani basınç değişikliklerine neden olabilecek hareketler, ani dönüşler
5. Sigara kullanımı, şişmanlık ve kalıtsal nedenler diskteki dejenerasyonu arttırır.
6. Ağır egzersizler

1. Şikayet ve öykünüz değerlendirilip fizik muayene yapılması gerekebilir.
2. Röntgen filmlerinde daralmış olan disk aralıkları görülebilir.
3. Bel tomografisi bel fıtığınızın derecesinin tespiti ve omurga kemiklerinizin görüntülenmesi açısından önemlidir.
4. Miyelografi denen belden yapılan ilaçla çekilen filmlerde de omurilik kanalı ve sinir köklerine bası hakkında detaylar elde edilebilir.
5. Manyetik rezonans (MR) tetkiki disk ve sinir yapıları hakkında çok daha detaylı bilgi verecektir.
6. Bazen EMG (kaslara gelen sinir uyarılarını ölçen test) yapılması gerekebilir.

Cerrahi dışı tedaviler:
Tıbbi tedavi olarak kısa dönem yatak istirahati, fıtık bölgesindeki ödemi ve şişliği azaltmak için anti-enflamatuar ilaçlar, ağrının rahatlaması için ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler denenebilir. Bel fıtığı bulguları olan hastaların büyük bir oranı tıbbi tedaviden yarar görmektedir. Uzun yürüyüşlerden ve uzun süre oturmaktan kaçınılmasında yarar olacaktır. Bazı inatçı durumlarda fizik tedavi yöntemleri ya da omurilik sinirlerinin bulunduğu bölgelere yapılacak enjeksiyonlar denenebilir. Ancak tedavinin tamamlanmasına karşın ağrı sizi günlük aktivitelerinizden engelliyorsa ya da güç kaybı varsa cerrahi tedavi düşünülmelidir.


Cerrahi tedavi yöntemleri:
Cerrahi tedavinin amacı, sinir üzerindeki ağrı ve kuvvetsizlik oluşturan bası ve iritasyonun ortadan kaldırılmasıdır. Fıtık materyali kanalı doldurup omuriliği ya da sinir köklerini sıkıştırarak ağrı veya fonksiyon kaybı oluşturduğunda cerrahi gerekli olacaktır. En yaygın uygulama “diskektomi” yöntemidir. Burada fıtıklaşmış (disk) kısmın çıkarılması amaçlanır. Cerrahi seçenekler arasında fıtığın boyutlarına ve yerine bağlı olarak mikrodiskektomi, endoskopik diskektomi, laminektomi ve açık klasik cerrahi yöntemler bulunmaktadır. Tedavinin seçiminde hastalığın derecesi, hastanın günlük yaşantısını nasıl etkilediği ve ihtiyaçları, hekimin yaklaşımı ve tecrübesi önemlidir.

Açık cerrahi
Fıtığın büyük olması ve/veya yırtılıp dışarı çıkması durumunda, çevresel kemiklerde bir anormallik olması durumunda açık cerrahi tedavinin uygulanması gerekmektedir. Açık cerrahi, doktora cerrahi sahayı (ameliyat bölgesini) çok daha iyi görme ve anlayabilme fırsatı sunmaktadır. Genellikle genel anestezi altında uygulanır. Hastanede bir gün kalmayı gerektirir. Hasta yüz üstü yatar pozisyonda yapılır. Fıtığın bulunduğu bölgeye yapılacak 2-3 cm’lik bir kesi ile ameliyata başlanacaktır. Bunun altındaki kaslar sıyrılır ve kemik görülebilir hale gelir. Kemikte küçük bir pencere açılır (laminektomi/laminotomi), omurilik zarı, sinir kökü ve fıtık materyali görülür. Fıtık materyalinin bası yapan kısmı genellikle mikrocerrahi teknikle mikroskop altında çıkarılır.


Mikrodiskektomi:
Açık cerrahi ile benzer bir girişimdir, ancak tamamı mikroskop altında ve küçük bir cilt kesisinden yapılır. Genellikle genel anestezi altında uygulanır. Hastanede bir gün kalmayı gerektirir. Hasta yüz üstü yatar pozisyonda yapılır. Fıtığın bulunduğu bölgeye yapılacak yaklaşık 1 cm’lik bir kesi ile ameliyata başlanacaktır. Mikrocerrahi ile fıtığın olduğu bölgeye ulaşılır. Bu yöntemlerle fıtık materyali omurilik ya da sinir kökü üzerindeki basınç tam olarak kalkacak şekilde çıkartılmaktadır. Kısa bir zamanda iş başı yapmak mümkün olmasına karşın hastaların 2-6 hafta arasındaki süreyi dinlenerek geçirmeleri de önemlidir.

Endoskopik diskektomi:
Transforaminal endoskopik diskektomi, açık cerrahi ya da mikrocerrahiden farklı bir girişimdir. 2-3 mm cilt kesisinden sinirlerin çıkış deliklerinden girilerek yapılır. Genellikle lokal anestezi altında uygulanır. Genellikle hastanede kalmayı gerektirmez. Hasta yüz üstü yada yan yatar pozisyonda yapılır. Endoskopik cerrahi uygulanması durumunda çok kısa bir zamanda iş başı yapmak mümkün olmasına karşın hastaların 2-6 hafta arasındaki süreyi dinlenerek geçirmeleri de önemlidir.

Acil cerrahi:
Bacaklarda ani güç kaybı ve-veya idrar-gaita kaçırma ile seyreden durumlarda (kauda sendromu) acil cerrahi gerekebilir. Genital bölgede uyuşukluk ya da karıncalanma görülebilir. Acil olarak beyin cerrahi doktoruna baş vurmak gerekir


Ameliyattan sonra:
Ameliyattan sonra ameliyat bölgesinde birkaç gün geçici ağrı olbilir. Ameliyat sonrasında ameliyat sırasındaki uygulamalara bağlı olarak bacakta da geçici ağrılar olabilir. Anesteziye bağlı olarak bulantı, kusma şikayetleri olabilir. Ameliyat bölgesine bası oluşturup, kanama kontrolü yapması için bir süre sırtüstü yatmak gerekebilir. Bu 3-4 saatlik süre sonrasında yatak içinde sağa ve sola dönmek mümkün olacaktır. Ameliyattan sonra anestezinin etkisi tamamen geçtikten sonra su yada yemek verilecektir. Bu süre genellikle 6-8 saat kadardır. Normal koşullar altında aynı gün yada ertesi gün yara pansumanı yapıldıktan sonra ayağa kalkma izni verilebilir. Bu istirahat süresi bel kaslarının ameliyat sonrasında gerekli süre dinlenmesini sağlayacaktır. Erken dönemde ayağa kalkmak bazen belde kas spazmına bağlı ağrının görülmesine neden olmaktadır. Ameliyattan sonraki gün yada sonraki günlerde kullanılacak ilaçların reçete edilmesi ile eve çıkış mümkün olabilir. Bu ilaçlar ağrı kesici, antienflamatuar ve kas gevşetici ilaçlar ve bunların midenizde oluşturacağı etkileri azaltmak için kullanılacak olan mide koruyucu ilaçlardır.

Bel fıtığı ameliyatından sonra normalde 45 gün istirahat edilmelidir. Bu sürenin ilk 15 günü yatak istirahati şeklinde, sonraki kısmıysa ev istirahati şeklinde olabilir. Günlük aktivite olarak yemek yeme ya da tuvalet süresince ayakta olmaya izin verilebilir. Bunun dışındaki sürede orta sertlikte bir yatakta sırtüstü yada yan olarak yatmak gereklidir. Yataktan kalkış şekli öğretildiği gibi olmalıdır. İkinci hafta sizin sağlık durumunuzla bağlantılı olarak biraz daha aktif olunabilir. Burada kriter sizin rahatsızlığınızı oluşturmayacak kadar fiziksel aktivitede bulunmanızdır. Rahatsızlığınızın oluşması durumunda yatıp istirahat etmeniz gereklidir. Bu dönemde de ağır kaldırmaktan, aşırı derecede sağa sola eğilmekten, aşırı gerilmelerden uzak durmak gerekir. 45 gün sonra yapılacak olan kontrol muayenenizde doktorunuz bel kaslarınızın durumuna göre size ya fizik tedavi uygulanmasını isteyecek ya da doğrudan uygulamanız gereken bel hareketlerini vererek bel kaslarınızın güçlenmesini ve gerekli esnekliği kazanmasını sağlayacaktır.


Cerrahi sonrası beklentiler:
Hastaların çoğu bel fıtığı ameliyatından çok fayda görürler. Ameliyattan sonra ameliyat bölgesinde birkaç gün geçici ağrı olbilir. Ameliyat sonrasında ameliyat sırasındaki uygulamalara bağlı olarak bacakta da geçici ağrılar olabilir. Bazı durumlarda kanama, enfeksiyon, omurilik zarında yırtılmaya bağlı beyin omurilik sıvısının kaçağı ya da sinir kökünde zedelenme ortaya çıkabilir. Bu sorunların tedavisi genellikle tama yakın yapılır. Bacağınızda kuvvet kaybı oluşmuşsa cerrahi tedavi ile tamamen düzelmeyebilir, kuvvet kaybı kalabilir (bu ameliyata girişteki kuvvet düzeyiyle yakın ilişkilidir). Ancak cerrahi tedavi bacağınızın daha güçsüz olmasını engelleyecek ve ağrının ortadan kalkmasını sağlayacaktır.


Cerrahi sonrası olası sorunlar:
Bel fıtığı cerrahisinin doğurabileceği muhtemel sorunlar arasında kanama, enfeksiyon, beyin-omurilik sıvısının akması, omurga çevresindeki toplar yada atar damarların yaralanması, sinir kökünün kendisinin yada kılıfının zedelenmesi sayılabilir. Hastaların %2-5’inde ameliyat olunan seviyeden yeniden bel fıtığı görülme ihtimali vardır. Yara yerinde bağ dokusunu oluşumuna bağlı yapışıklık da sinir kökünü sıkıştırarak bel fıtığı bulgusu verebilir. Aşağıdaki ameliyat sonrasında dikkat edilmesi gereken durumlar oluşursa doktora danışmak gerekir.
1. Kesi çevresinde kızarıklık, akıntı, aşırı kanama yada şişlik
2. Ateş, hâlsizlik
3. Bacakta güçsüzlük, uyuşukluk
4. İdrar yapmakta sorun